|
Dünya Oyunları
MAMBA: Eski bir Afrika çocuk
oyunu olan mamba adını Kuzey Afrika`da yaşayan zehirli bir
yılandan alıyor. Bu oyunda çevresi çizgiyle sınırlandırılmış
bir alan belirlenir, örneğin oyuna katılan yirmi çocuk için
10x10 metrelik bir alan yeterlidir. Tüm çocuklar oyun boyunca
alanın içinde kalmak zorundadırlar. Bir çocuk mamba olarak
belirlenir. Mamba yılanı çocukları yakalamaya çalışır,
yakalanan çocuk yılanın arkasına geçerek omuzlarına tutunur ve
gittikçe uzayan yılan gövdesinin parçası olur. Sadece yılanın
başını oluşturan en öndeki “mamba” çocuk diğerlerini
yakalayabilir. Alanın dışına çıkan çocuk oyun dışında kalır.
Yılana yakalanmadan kalan en son çocuk bir sonraki oyunda
mamba olur. Nokia’nın meşhur Snake oyunu nerden çıkmış şimdi
anladık. Fakat sokakta oynanan mambanın keyfini verir mi
dersiniz?
PASİ MİSİ: Kültürler değişiyor
ancak bazı oyunlar şaşırtıcı biçimde her yerde kendisine yer
buluyor. İşte İspanya’dan bir oyun Pasi Misi. Aç kapıyı
bezirgan başı oyunu aslında. Her ne kadar oyunun Türk
versiyonu tüyler ürpertici bir melodiye sahip olsa ve sonunda
insan kendisini sıkıca tutan iki çift kol sayesinde tam bir
kapana kısılmışlık hissi yaşasa da "portakal mı muz mu" gibi
bir soruya çok da düşünmeden bir cevap vererek ölümden son
anda kurtulma hissi yaşayabilir. İspanyol versiyonunda ise ne
inatçı “bezirganbaşı” , ne verilecek “kapı hakkı”, ne de
arkadaki “yadigar” var, üstelik neşeli bir şarkısı var : Pasi
misí, pasi misá, por la calle de Alcalá. ( meali:Alcala
caddesinde hızla kaçan bir kişi ve tuzağa yakalanan ikinci
kişiden bahsediliyor). Meyve adı seçen çocuk bir
"bezirganbaşı"nın arkasında sıraya giriyor, sonraki
çekiştirmeler, yerlerde yuvarlanmalar her ülkede aynı.
UŞTU UŞTU:
Kazakistan’da oynanan uştu uştu da ise oyuncular aralarında
seçtikleri ebenin karşısına dizilirler. Ebe Uştu Uştu Sunkar
(kuş) Uştu’ deyince çocuklar kollarını kaldırarak uçma
hareketi yaparlar. Ebe ‘Uştu Uştu Tulpa (at) Uştu’ deyince
kollarını indirirler. Ebe, uçan hayvan ismi söylediğinde
çocuklar kollarını kaldırır, uçmayan hayvan ismi söylediğinde
indirirler. Şaşıran oyuncu o oyundan çıkar, en sona kalan
oyunun galibi olur
HANETUKİ: Bir Japon oyunu olan
Hanetuki ise daha çok kızlar tarafından oynanan bir tür
badmintondur. "Hagoita" adı verilen bir yüzünde bebek olan
süslü tahta raketlerle "hane" adı verilen tüylerden yapılmış
top rakibe gönderilir.
COYOTE: Meksika’da oynanan iki
kişilik bir oyun. Tebeşirle kaldırıma ya da sopayla kuma
aşağıda gösterilen 16 karelik oyun alanı çiziliyor. Tilki
olarak adlandırılan bir büyük taş ve tavuk olarak adlandırılan
12 küçük taş var. Oyunculardan birisi tilki, birisi tavuk
oluyor. Oyunun başında taşlar birinci karedeki düzende
diziliyorlar. Sırasıyla bir tilki bir tavuk çizgiler üstünde
ilerliyor. Ancak tilki tavukların üstünden atlayarak onları
yutabiliyor, tabi eğer tavuğun bir kare sonrası boşsa. Tilki
konumları uygunsa birkaç tavuğu peşpeşe yiyebiliyor. Yutulan
tavuklar oyun alandan çıkarılıyor. Tavuklar ise sayıca
üstünlüklerini kullanarak hem birbirlerini koruyorlar, hem de
tilkiyi sıkıştırarak hareket alanını daraltıyorlar. Tüm
tavuklar yutulduğunda ya da tilki hareket edemeyecek biçimde
tavuklarca sıkıştırıldığında oyun bitiyor.
Bizden Bir Oyun - Dalye
Kahramanmaraş bölgesinde
Dalye adıyla anılan ve iki grup arasında oynanan oyunun
malzemeleri bir top ve yedi adet yassı taştan ibarettir.
Yassı taşlar üst üste dizilir. Amaç altı yedi metre uzaktan
topu yuvarlayarak taşları yıkmaktır. Atış yapılıp, taşların
yıkılmasıyla oyun başlar. Top karşı takımdadır, atışı yapan
grup yıktıkları taşları tekrar üst üste dizmeye çalışırken,
diğer grup ellerindeki topu elden ele geçirerek onları
vurmaya çalışır. Topla vurulan oyun dışı kalır. Eğer vurulmaya
çalışılan kişi, atılan topu yakalayabilirse, topu rakiplerinin
alamayacağı bir yere fırlatarak takımına zaman kazandırmış
olur. Onlar taşları bu sırada üst üste dizmeye çalışırlar. Her
ne kadar kulağa kolay işmiş gibi gelse de üst üste yedi taşı
yıkmadan koymak çetin iştir. Tüm taşları dizerlerse, oyunu
kazanırlar, eğer gruptaki oyuncuların hepsi taşları dizemeden
rakipleri tarafından vurulurlarsa kaybederler.
Gerçek alet ve araçların
minyatürleri her zaman çocuk oyunlarında önemli yere sahip
olmuştur.Eğer oyuncaklara hazır olarak ulaşmaları belirli bir
ölçüde engellenmişse çocukların yaratıcılıkları kolları sıvar.
Kutular, tahta parçaları, teller şekil değiştirerek birer
oyuncak halini alıverir. Senegal’de başlatılan Enda isimli
bir sivil organizasyon hızla Afrika, Latin Amerika ve Asya
ülkelerine yayılmıştır. Fakir ailelerin çocukları ve işi
olmayan gençlerine kullanılmış maddelerden oyuncaklar yapma
öğretilmekte ve bu oyuncakların satışı sağlanmaktadır.
Çocuklar atık maddelerden çantalar, bebekler, şapkalar,
arabalar, uçaklar yapmakta ve satıştan elde edilen gelirin bir
kısmı çocuğa verilmekte, kalan kısmı yeni oyuncaklar için
malzeme temininde kullanılmaktadır.
|